ARAMA YAP
Cilt Bakımı
0

Gençlik molekülü; Retinol

Amacımız cildimizi gençleştirmek ise yapmamız gereken şey çok basit; kozmetik ürünlerin formülünde aramamız gereken tek bir madde var: Retinol.

Retinol ve Retinoid hakkında merak edilenleri sizler için araştırdık.

Retinol yani saf ve doğal A Vitaminin diğer adı, aynı zamanda çok fonksiyonlu bir anti-aging aktiftir. Cilt için çok değerli bir moleküldür.

Cilt için su kadar gerekli olan retinol; balık yağı, yumurta sarısı, peynir, süt, ciğer ve tereyağında yüksek oranda bulunuyor. Ama etki olarak bakıldığında cilde sürerek kullanım ile alacağımız etki ile kıyaslanamayacak düzeyde. A vitamini, hücrelerin doğal olarak çoğalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda; İyi görme, güçlü bir bağışıklık sistemi ve sağlıklı kemik yapısı ve üreme konusunda önemli bir etkiye sahiptir.

Retinol içindeki retinoidlerin, 1950’lerden beri cilt bakımında önemli bir yeri olmuştur. Başlangıçta sivilceleri tedavi etmek için kullanılan retinoidlerin zamanla çok kaliteli yaşlanma sağladığını gören doktorlar, bu maddenin  yaşlanmanın gözle görülür belirtilerini tedavi edebileceğini fark etti.

Retinoller, retinoidlerin bir alt kümesidir. Retinol, piyasadaki cilt ile ilgili birçok üründe  bulunabilir. Bu ürünler retinoidler kadar güçlü değildir. Kısaca en güçlü olan retinoidlerdir diyebiliriz. Biri reçetesiz retinoller diğeriyse reçete ile alınan retinoidler. Bu reçeteli ve reçetesiz retinoller arasındaki temel fark aslında ürünlerin içeriğindeki konsantrasyon farkından kaynaklanmaktadır.

Retinolün en değerli ve en etkili anti – aging molekül olmasının nedeni ise cilde uygulandığında gerektiği kadar nüfus edebilmesi ve retinoidlerin hücreleri hızla geri dönmeye teşvik etmesidir. Bu durum cildin yeniden canlanması anlamına gelir. Kullanılan her ürün bu faydayı sağlayamaz.

Cildin yapısında doğal olarak bulunan retinol, yaş ilerledikçe azalmaya başlar. Buna takviye olarak da retinollü kremler kullanılabilir.

Retinoid içeren ürünlerin yan etkileri azdır. Ciltte hassasiyet ve yüzey seviyesinde soyulmaya yol açabilecek bazı kızarıklık ve kurumalar oluşabilir. Bunlar da birkaç hafta içinde geçme eğilimi gösterirler.

Başlıca faydaları:

  • Retinol kırışıklık, ince çizgi, pigmentasyon (cilt lekelenmesi), elastikiyet ve sıkılık kaybı gibi yaşlanma belirtilerinin giderilmesine yardımcı olur.
  • Hücre döngüsünü arttırır.
  • Akne oluşumunu ve siyah noktaları azaltır.
  • Cilt renginde düzelme sağlar.
  • Cildin daha nemli, parlak ve güçlü olmasını sağlar.

Cildimizde nasıl kullanmalıyız?

Kozmetik marketlerden alınan kremler saf A vitaminin yani retinolün tüm güçlü özelliklerine sahiptir ama retinol ve retinyl palmitate gibi daha hafif olan doğal ve sentetik A vitamini türevleri içerir.

A vitamininin saf halini eczanelerden veya kozmetik dükkanlarından bulmak mümkün değildir. Zaten A Vitamini cilde doğrudan uygulandığında güçlü bir etkiye sahip olduğundan cildi ciddi şekilde tahriş edecektir. Yıllardır yapılan araştırmalar sayesinde dayanıklı ve sabit tutulduğu zaman hassas ciltlerde bile hiçbir yan etki göstermeyen formlarda üretiliyor. Bu kremler her ne kadar güneşe karşı olan hassasiyeti arttırmasa da dışarıya çıkmadan önce SPF koruma faktörlü bir kremle kullanılması tavsiye ediliyor.

Retinoik asit içeren reçeteli kremler ise güneşe karşı duyarlılığı artırdığı için SPF koruması yüksek olan kremler ile desteklenmelidir.

Unutmayalım ki, ister reçeteli retinoid kullanalım, ister reçetesiz retinol içerikli ürünler kullanalım hepsi cildi güneşin zararlı ışınlarına karşı daha hassas hale getirecektir.

Cildimize ilk defa süreceğimiz herhangi bir ürün için her zaman öncesinde mutlaka bir cilt testi yapmalıyız.

Öncelikle cildimizi temizlemeliyiz. Cildimizi temizlediğimizde gözenekler açılır ve cilt biraz daha hassaslaşır. Bunun için ürünümüzü kullanmadan bi 10 dk kadar beklemeliyiz.

Retinollü ürünler cildimizi hassaslaştırabileceğinden gece kullanılmaları daha iyi olacaktır.

Cildimiz kullandığımız ürüne bir hassasiyet gösterdiğinde birkaç gün ara verip daha sonrasında azar azar başlayarak devam etmeliyiz. Ve uygulamalarda göz çevresine gelmemesine dikkat etmeliyiz.

Sivilce kremleri gibi bu etkiye sahip başka bir ürün kullanıyorsak bu iki ürünün birlikte kullanımı cildimize zarar verebilir.

Cilde yapılan ve cildi hassaslaştıran herhangi bir uygulamadan (epilayson, ağda) önce en az bir hafta kadar ara verilmelidir.

İçeriğinde retinol bulunan her ürünü gözü kapalı satın almak yerine bildiğimiz ve tavsiye edilen güvenilir markaları tercih etmeliyiz.

Ayrıca hamile iseniz doktorunuzla da konuşmalısınız.

İçeriğinde retinol bulunan her ürünü gözü kapalı satın almak yerine, dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var:

Az miktarlarda kullanılan retinoidin gerçekten kanserojen veya teratojenik olup olmadığı konusunda kesin bir fikre varılmış değil. Ayrıca, retinoidin yan etkileri de dikkate alınması gereken bir başka nokta. Kuru, pul pul ve kızarmış bir cilt çok rahatsız edici olabilir. Daha düşük konsantrasyonlarda, düşük frekansta retinoid kullanımı gerekir. Diğer yandan ticarileşmiş ve reçete edilmemiş retinol ürünlerinde parfüm, yapay renklendirici ve petrokimyasallar da bulunabileceğini de unutmamalıyız. Ciltlerinde rosacea ya da egzema problemi olan kişiler retinoid içeren ürünler için çok uygun değillerdir.

#cilt, #retinol, #retinoid, #Avitamini

Paylaş:
  • googleplus
  • linkedin
  • tumblr
  • rss
  • pinterest
  • mail

There are 0 comments

Leave a comment

Want to express your opinion?
Leave a reply!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir